Bu okulun temellerini atarken aklımda tek bir cümle vardı: "Bu şehrin çocuklarına borcumuz var." Şanlıurfa'mızın çocukları her şeyin en iyisini hak ediyor. Onlara modern, kaliteli, vicdan sahibi bir eğitim sunmak; sadece bir ticari faaliyet değil, bir ahlaki sorumluluktur.
Yola çıktığımda bana "Şanlıurfa'da özel okul tutmaz" diyenler vardı. Onlara cevabım hep aynı oldu: İyi eğitim her şehirde tutar; yeter ki samimi olunsun, ödünsüz çalışılsın. Bugün geldiğimiz nokta, bu inancın boş çıkmadığını gösteriyor.
Eğitim aldığım yıllarda öğretmenlerimin bende bıraktığı izleri hiç unutmadım. Bir öğretmen sözle değil, varlığıyla eğitir. Bu yüzden Pisa Koleji'nde öğretmen seçimine en az müfredata verdiğimiz kadar önem veririz. Öğretmenimizin niteliği, çocuğumuzun geleceğidir.
Çocuğun her şeyden önce mutlu olması gerektiğine inanıyorum. Mutsuz bir çocuğa akademik başarı zorlanamaz. Önce sevgi, sonra güven, sonra disiplin, sonra başarı — bu sıralamayı bozmadan ilerliyoruz.
Çocuğunuzu Pisa Koleji'ne emanet ettiğinizde, sadece bir okulun değil; bir ailenin parçası oluyorsunuz. Burada her çocuk benim çocuğumdur. Sınıfta yaşadığı sorun bana sorundur. Akademik düşüşü benim de uykusuzluğumdur. Mezun olduğunda gözlerimin yaşardığı bir veda hak ettiği şeydir.
Pisa Koleji bir reklam kurumu değildir. Sloganlarla, parlak ışıklı tanıtımlarla değil; sınıfta yaşanan gerçek başarı ile büyür. Reklam değil referans, slogan değil sonuç bizim için önemli olan.
Önümüzdeki yıllarda Pisa Koleji'nin Şanlıurfa'nın sınırlarını aşıp, bölgenin marka okulu haline gelmesini hedefliyorum. Mezunlarımızı Türkiye'nin en iyi liselerine, üniversitelerine yerleştirmek; oradan da hayata umutla bakan, ülkesi için çalışan bireyler olarak uğurlamak en büyük amacımdır.
Bu yolculukta yanımızda olduğunuz için teşekkür ederim. Pisa Koleji ailesine hoş geldiniz.
Pisa Koleji Kurucu Müdürü